Evre 3 Tedavimiz
Evre 3 pankreas kanserinde yeni tedavi yöntemlerimiz
Perkütan ablasyon iyi bir lokal tedavi seçeneği olabilir mi?
Evre 3 pankreas kanserinde neden kriyoablasyonu tercih ediyoruz?
1. Kriyoablasyon lokal anestezi altında iğne deliğinden yapılır, işlem sadece 1-2 saat sürer.
2. İşlem sırasında ve sonrasında ağrı çok azdır. Soğuğun doğal lokal anestezik etkisi ağrıyı önler.
3. İşlem sırasında dondurulan alan ultrason ve tomografide net olarak görülür. Bu alan istenildiği gibi küçültülüp büyütülerek çevre dokuya zarar vermeden maksimum etki sağlanır.
4. Hasta aynı gün ya da bir gün merkezimizde kaldıktan sonra normal yaşamına dönebilir.
5. Kriyoablasyon pankreas kanserine bağlı ağrıyı gidermede en etkili yöntemlerden biridir. Kriyoablasyon sonrası ağrısı azalan hastanın kemoterapi gibi diğer tedavileri alması kolaylaşır.
6. Kriyoablasyonla pankreastaki kitlenin yaklaşık %80-90 ı dondurularak öldürülebilir. Gerekirse radyoterapi ve tümör içi immünoterapi yöntemleriyle desteklenerek uzun süreli lokal tedavi sağlanabilir.
7. Kanser nüks ederse kriyoablasyon aynı bölgede defalarca tekrarlanabilir.
59 yaşında bir bayanda evre 3 pankreas adenokarsinomda kriyoablasyon tedavisi. Şiddetli karın ağrısı nedeniyle çekilen PET-CT’de ve tomografide tümörün aktif olduğu ve portal ven ile hepatik arter dallarını tuttuğu izleniyor (oklar). Hastaya çölyak blok + lokal anestezi ve sedasyon ile perkütan kriyoablasyon ve ardından radyoterapi uygulandı. İki yıl sonra yapılan kontrol PET-CT ve tomografide, tümörün aktif olmadığı görülüyor (oklar). Halen kemoterapisini alan hasta ağrısız olarak yaşamını sürdürmektedir.
Nasıl uyguluyoruz?
Evre 3 pankreas kanseri olan 65 yaşında bir erkek hastada kriyoablasyon tedavisi sırasında oluşan buz topunun tomografideki görünümü (oklar). Kriyoablasyon iğnesinin yeri değiştirilerek 6 cm çaplı tümörün (kırmızı noktalar) her bölgesine dondurma tedavisi uygulanmıştır.
Kriyoablasyon işlem sırasında kanserin çevrelediği damarlara zarar verir mi?
Hayır, iğne direkt olarak damarlara girmediği sürece kriyoablasyon damarlara zarar vermez. Çünkü damarların içinden +37.5 derecede hızla akan kan oluşan soğukluğu alıp götürdüğü için damar duvarı hiç bir zaman zarar görecek kadar soğuyamaz. Bu özelliği nedeniyle kriyoablasyon damarlara zarar vermez.
Sonuç olarak, kriyoablasyon yöntemi ile pankreastaki damarlara hiç bir zarar vermeden bu bölgedeki tümörün %80-90 ını bir seferde dondurarak öldürmemiz mümkün olmaktadır. Kriyoablasyon ile birlikte yaptığımız çölyak banglion blokajı ile de işlem sırasında ve sonrasında hastanın duyacağı ağrıyı minimize edilmektedir. Blokaj + kriyoablasyon kombinasyonu pankreas kanseri ağrısında en etkili lokal tedavi yöntemidir.
Evre 3 pankreas hastalarının çoğunda kriyoablasyon ile sinerji (birbirlerinin etkisini artırma) oluşturmaları nedeniyle 2 tedavi yöntemi daha uygulamayı tercih ediyoruz. Bunlar tümör içi immünoterapi ve radyoterapidir:
1. İntratümöral (tümör içi) immünoterapi: Kriyoablasyon immünoterapinin etkisini en fazla artıran ablasyon yöntemidir. Bu nedenle kriyoablasyon tedavisinden 2 hafta kadar sonra, dondurduğumuz alana immün kontrol noktası baskılayıcı ilaçlar (Nivolumab gibi) enjekte ederek kanser hücrelerini bağışıklık sistemine daha iyi tanıtmayı amaçlıyoruz. Bu tedaviyi en az birkaç kez tekrarlıyoruz.
2. Radyoterapi: Ablasyonlarda en yüksek etki tümörün orta kısımlarında iğnenin çevresindeki alanlarda oluşur. İğneden uzaklaştıkça ve tümörün dış bölgesine yaklaştıkça ablasyonun etkisi azalır. Radyoterapi de ise durum tam tersidir. Radyoterapi tümörün dış kısımlarına daha fazla, iç kısımlarına ise daha az etkilidir. Bu nedenle kriyoablasyondan sonra radyoterapi uygulanması öldürülen doku miktarını artırabilir ve tümörün tekrarlama ihtimalini düşürebilir.
Evre 3 pankreas kanserinde kriyoablasyon: 55 yaşında kadın hastada çekilen PET-CT de pankreasta 6x4x5cm (ok) evre 3 kanser görülüyor. Lokal anestezi ve sedasyonla çölyak blok + perkütan kriyoablasyon ve ardından 3 seans intratümöral immunoterapi uygulanan hastada 1 yıl sonra yapılan kontrol PET-CT’sinde tümörün aktivitesini tamamen kaybettiği görülüyor(ok). Hasta 4 yıldır ağrısız ve metastazsız olarak hayatını sürdürmektedir.